|
EMDR nedir? Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) ilaç ve hipnoz kullanılmadan yapılan bir psikoterapi uygulamasıdır. Terapist, danışanın gözlerini sağa ve sola hareket ettirerek (ki bu genelde terapistin parmağını gözlerle takip etmek şeklinde olur), beyninin her iki yarımküresini hafifçe uyarır ve bu şekilde danışanın kendisini rahatsız eden bellek ve duygulara yoğunlaşmasını sağlar. Buna alternatif olarak, dikkatin bir yönden diğer bir yöne aktarılmasını sağlayan çeşitli aletler de bulunmaktadır. Bu hızlı göz hareketleri (genellikle uykunun REM evresinde ortaya çıkar) veya dikkatin farklı yönlerden gelen uyarılara odaklanması, danışanın iyileşme sürecini hızlandırdığı düşünülmektedir. EMDR ne amaçla kullanılır? EMDR; endişe, suçluluk duygusu, öfke, travma sonrası reaksiyonları, bazı depresyon çeşitleri, fobi ve yas gibi rahatsızlık veren semptomların azaltılmasında kullanılır. Bunun yanı sıra; performans geliştirme (ör: spor ve buna benzer diğer başarı gerektiren konularda), kendilik değeri ve özgüven gibi yapılandırılması gereken duygusal kaynakların kazanımında her geçen gün daha fazla kullanılmaktadır. EMDR özellikle Travma Sonrası Stres Bozukluğu’nun iyileştirilme sürecindeki başarısıyla bilinmektedir ve bu konuda bir çok araştırma yapılmıştır. Terapi sürecinde neler oluyor? EMDR herkes için farklıdır çünkü iyileştirme süreci kişinin içsel durumuna göre yönlendirilmektedir. Geçmişte yaşanan bazı olaylar ve anılar, hepsi olmamakla birlikte ortaya çıkabilir ve tek bir EMDR seansıyla iyileştirilebilir. Çoğu zaman acı veren bir anı beraberinde hoş olmayan duygular veya bedensel duyular getirir. Bu çok normaldir ve EMDR durdurulmadığı sürece genelde birkaç dakikada geçmektedir, fakat danışan istediği zaman ara verilir. Genellikle, acı ve rahatsızlık veren duygular ve anılar zayıflamakta ve güçlerini kaybetmektedirler (Genel olarak birden fazla terapi seansı gerekebilir). Neden acı veren bir anı yeniden yaşanmalıdır? Acı veren anılar, onlardan kaçınıldığı sürece rahatsızlık verme güçlerini korurlar. Bazı anı, geri dönüş ve kabuslar, en az o olayın yaşandığı an kadar üzücü ve bunaltıcı olabilir, fakat bir yararları dokunmaz. Terapide ise, EMDR’da olduğu gibi, bu acı veren anıyla oldukça güvenli bir ortamda yüz yüze gelir ve böylece de kendinizi bunalmış hissetmezsiniz. Bu şekilde onun üzerine gidebilir ve üstesinden gelmek için harekete geçebilme cesareti bulursunuz. Kontrol altında olacak mıyım? Durma veya devam etme kararı her zaman danışana aittir, fakat EMDR sırasında hangi düşünce, duygu veya anıların ortaya çıkabileceğini tahmin etmek zordur. Bu, kişilerin doğal iyileşme sürecine bağlıdır. Danışan aynı zamanda, terapiste yaşadığı deneyimin ne kadarını söyleyeceğine de kendisi karar verebilir. Terapist danışanın terapi süreciden alabileceğinin en fazlasını almasında rehberlik yapar ve onu daha zorlu bölümlere devam edebilmesi için teşvik eder. Alınması gereken önlemler var mıdır? Evet. Terapistin EMDR ve diğer terapi yöntemleri konusunda yeterli eğitime sahip olması çok önemlidir. Aksi takdirde, yarım kaldığında ya da yanlış uygulandığında, terapinin yararsız olması hatta daha kötüsü zarar vermesi gibi bir risk ortaya çıkar. Terapistiniz aynı zamanda olası zorlukları veya EMDR’nin kullanılamayacağı durumları gözden geçirmeli, gerektiğinde sizin için daha uygun olacak başka bir terapi uygulaması önermelidir. Daha sonra ne oluyor? Bazı kişiler olayları, seanstan sonra günler, hatta haftalar sonra bile yaşamaya devam ediyor olabilir. Yeni hisler, oldukça canlı rüyalar, güçlü duygular, ya da hatırlamalar gündeme gelebilir. Bu, kişinin kafasını karıştırabilir fakat bu sadece iyileşme sürecinin devamıdır ve tek yapılması gereken bir sonraki seansta bunların terapiste bildirilmesidir. (Eğer bu durum sizi çok fazla rahatsız ediyorsa terapistinizle hiç beklemeden temas kurun). Rahatsızlık veren semptomlar ortadan kaldırıldığında, danışan terapistle yeni beceriler ve başa çıkma yolları geliştirmek amacıyla çalışmaya devam edebilir. ALPHA-STİM Sınıfındaki en fazla araştırılan cihaz olup, bununla ilgili 55 bitmiş bağımsız çalışma ve yayına sahiptir. Araştırmalar 3 haftalık kullanımdan sonra hastaların %93’ünün ağrı, anksiyete, depresyon ve/veya insomniya’da önemli bir rahatlama sağladığı görülmüştür. Ağrısı olup ağrıda hiçbir şekilde değişim sağlanamamış 10 hastadan 9’u Alpha-Stim® kullanmaya başladıktan sonra ağrılarında rahatlama hissetmişlerdir. Alpha-Stim®’in etkileri genellikle hızlı, kümülatif ve kalıcı olmaktadır. Bu yüzden birçok doktor Alpha-Stim® tedavi protokollerini tamamlayarak, hastaları üzerinde kullanmaya başlamıştır. Alpha-Stim® Güvenlidir. Hastalar, bütün yayınlanan dergi ve makalelerdeki ilaçların tehlikelerini gördükten sonra, ağrı veya ruhsal rahatsızlıklarında kullanacakları ilaçların vereceği zararlardan her zaman olumsuz etkilenmişlerdir. Oysa Alpha-Stim® teknolojisi sadece ilaçlardan daha güvenli olmalarının dışında diğer bu alanda kullanılan cihazlara karşıda en güvenli kullanabileceğiniz bir cihazdır. Çünkü sadece mikroamper seviyesinde elektrik kullanılır. 6000 hasta üzerinde yapılan çalışmalardan sadece: 506’da 1 hastada baş ağrısı,910’da 1 hastada deri irritasyonu görülmüş olup bunlar minör ve kişiye özgü olarak görülmüşlerdir. İlaçların yol açtığı tardif diskinezi, intihar eğilimi, bağımlılık, ölüm veya hepatik yetmezlik gibi yol açacağı risklerden birkaçı bile Alpha-Stim tedavisinde görülmez. Alpha-Stim® tedavisinde en büyük karşılaşılan problem hafif dezoryantasyon olup, Kraniyal Elektroterapi Stimulasyonu (Cranial Electrotherapy Stimulation-CES ) tedavisi erken kesilmiştir. Alpha-Stim®Etkilidir. Geleneksel tedaviler sonuçsuz kalırken, tedavi edilen hastaların %93’ünde anlamlı alınan bu sonuçların hepsi araştırma, tarama ya da onaylama ile kanıtlanmıştır. Alpha-Stim® üzerine yapılmış 55 çalışma olup, bu çalışmalarda ilaçlara göre Alpha-Stim®’in etkinliği ortaya çıkarılmış ve bu çalışmalar yapılırken hiçbir şirketten destek alınmamıştır. Çalışmaların birçoğu çift kör plasebo kontrollü çalışmalar olup, seçkin Amerikan üniversitelerinde yürütülmüştür. Amerikan Hükümetinin de desteklediği 2 büyük Alpha-Stim® çalışması mevcuttur. Bunlardan biri kemoterapi alan göğüs kanseri hastaları için, bir diğeri de omurilik hastaları için desteklenmiştir. kitabında toplanmıştır. Burada ki elde edilen veriler ile yine 2500 hastanın değerlendirmelerinin alındığı American Journal of Pain Management 11(2):62-66,2001 ‘da yayımlanan makale ile örtüşmektedir. Teşhislerin çoğunda hem doktor ve hem hastaların söylemleri sonucu, 10 hastadan 9’u standart ilaçlara göre %25 oranında minimum gelişme göstermiştir. Alpha-Stim® hastalarının çoğu yaşadıkları semptomlarında en az %60 oranında azalma göstermişlerdir.Kapsamlı çalışmaların bir avantajı da hastaların tedaviye cevaplarını karşılaştırmaktır. Örneğin doktorların belirttiği 286 ağrı hastasının %27 sinde %50–74 oranında iyileşme olduğu görülmüştür. Alpha-Stim’de ise 3 haftalık kullanım sonucu, 1947 ağrılı hastanın % 38’inde %50–74 oranında iyileşme olduğu görülmüştür.
|